HABERLER

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun.!

Cumhuriyetimizin 98. yıl dönümünde Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun.

Haberin Detayları

Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun

MAKALE DÜZENLENİYOR
Haberin Detayları

Fast Fashion Devleri ile 'Yeşil Enerji' Restleşmesi

Fast fashion devleri ile ‘yeşil enerji’ restleşmesi

Fast fashion devleri ile tekstil terbiye firmaları arasında restleşme yaşanıyor. Yüksek maliyetler nedeniyle kömüre yönelen firmalar, markaların tedarik ağından çıkıyor. İTHİB, enerji krizini gerekçe göstererek markalarla sürdürülebilirlik kriterlerinin esnetilmesi için görüşme trafiği başlatacak.

Yener KARADENİZ

Inditex ve H&M gibi fast fashion devlerinin tüm dünyayı etkisi altına alan enerji krizine rağmen sürdürülebilirlik kapsamında tedarikçilerinden istediği şartları esnetmemesi, Türk sanayicisini zora soktu. Son bir yılda yüzde 400’ü aşan doğalgaz ve elektrik zamları nedeni ile kömür kullanmak zorunda kalan birçok tekstil terbiye firması, sürdürülebilirlik kriterlerine uymadığı için söz konusu markaların tedarik ağından ya çıkarıldı ya da zarar ettiği gerekçesi ile kendi çıktı. Türkiye Tekstil ve Terbiye Sanayicileri Derneği (TTTSD) Başkanı Vehbi Canpolat, Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Anlaşması gibi sürdürülebilirlik taahhütlerinin merkezi olan AB’de bile kömür kullanımının esnetildiğini belirterek söz konusu markaların bu konuda Türkiye’ye esneklik tanımamasının kendilerini zorladığını ve var olan talebin de rakip ülkelere yöneldiğini söyledi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği de (İTHİB) söz konusu şartların esnetilmemesi üzerine alıcı gruplar ile görüşmek için harekete geçti.

Enerjinin payı yüzde 50’ye çıktı

Aslında Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörleri, 2023 itibari ile 3 yıllık geçiş dönemine girilecek olan Yeşil Mutabakat başta olmak üzere diğer sürdürülebilirlik taahhütlerine de en hazırlıklı sektörler arasında yer alıyor. Sektör var olan işletmelerde hızla yenilenebilir enerjiye geçerken yeni kurulan tesisler belirlenen standartlara uygun şekilde inşa ediliyor. Ancak kur da yaşanan hareketliliğin de etkisi ile Türkiye’de çok daha hızlı bir şekilde artan maliyetler, enerji yoğun sektörlerde söz konusu adımların sekteye uğramasına yol açıyor. Bu sektörlerin başında da enerjinin maliyetleri içindeki payı son zam ile birlikte yüzde 40’tan yüzde 50’ye çıkan tekstil terbiye sektörü geliyor.

Terbiyeciler tedarik ağından çıkıyor

TTTSD Başkanı Vehbi Canpolat, sektörde buharın ya doğalgaz ya da kömür ile elde edildiğini belirterek, “Geçen yıldan bu yana yaşanan enerji zamları, sektörün önemli bir kısmını doğalgaza göre yüzde 40 daha uygun olan yerli kömür kullanımına yönetti. Sadece tekstilde değil buhar kullanan birçok sektörde de benzer durum söz konusu. Türkiye fast fashion devlerinin önemli üreticilerinden biri. Almanya ve İspanya da dahil olmak üzere birçok ülke yaşanan enerji krizi nedeni ile santrallerinde bile kömür kullanımını devreye alıyor. Bizde ise üretim yaptığımız markalar ‘kömür kullanırsanız sizden mal almayız’ diye tutturuyor. Biz beklerdik ki dünya enerji ile ilgili gerek parasal gerek temin ile ilgili bu kadar problem yaşarken bu şartlar esnetilsin. Ama umurlarında bile değil. Şimdi çok daha sıkı bir şekilde buhar için kömür kullanan imalatçılar bu ağdan çıkıyor ya da şartları yerine getiremediği için çıkarılıyor” diye konuştu.

Daha ağır şartlara aynı fiyat istiyorlar

Canpolat’ın verdiği bilgilere göre söz konusu markaların üretim için sürdürülebilirlik kapsamında belirli standartları mevcut. Yeşil Mutabakat ile birlikte sürdürülebilirlik taahhütleri de yayımlayan markalar, son dönemde bu taahhütler kapsamında şartlarını çok daha erkene çekti ve sıkılaştırdı. Haliyle markalar, elyaftan ipliğe kumaştan tekstil terbiyeye kadar tüm tedarik ağında bu standartlara uygun üreticiler ile çalışıyorlar. Bu şartlara göre üreticilerin de sınıflandırıldığını anlatan Canpolat, “Listelerindeki standartları yerine getiren üreticilere üretim yaptırıyorlar. Bunların dışındaki yerlerden ürün tedarik edemezsin diyorlar. Seni eskiden kömür kullanıyorsun diye C sınıfına alıyordu, Yeşil dedikleri yere zaten hiç giremiyordun. 6 ay içinde onu da kaldıracağız dediler. Bu durum sektörü çok rahatsız eden bir durum. Bu ülkenin kaynaklarına da yazık. Üstelik yerli kömür kullanılıyor. Enerji ithalatını 1 milyar dolar azaltmak bile çok önemli bu dönemde. Bangladeş’teki Vietnam’daki üreticiye gidip bunu söylemiyor. Türkiye’ye geldiğinde Bangladeş’tekinin fiyatını almaya çalışıyor, bir yandan da bunu önüne şart koşuyor” ifadelerini kullandı.

 

 

4 milyar dolarlık alım tehlikede

Söz konusu markalara H&M ve Inditex’in yanı Mango gibi birçok farklı fast fashion devleri de dahil ve bu markaların birçoğu yıllık alımlarının yaklaşık yüzde 30’unu Türkiye’den yapıyor. Sadece H&M ve Inditex’in yıllık gelirinin 50 milyar dolara yakın olduğu ve üreticiden de yine yaklaşık 4 çarpan ile ürün alıp sattığı düşünüldüğünde yıllık 4 milyar dolarlık bir alımdan bahsedilebilir. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ramazan Kaya, sürdürülebilirlik esaslarının uygulanmasında sıkıntılar yaşandığını aktardı. Kaya, “Enerji krizi şirketleri zorluyor. Son enerji zamları nedeniyle bazı müşteriler esneklik gösterken bazıları oldukça katı. Inditex’e bakıldığında şirketin şartlarına uygun terbiye yapacak boyahane kalmadı. İnsanlar bunu göze aldı, üretim yapmıyor zarar edeceği için. Bu da siparişlerde düşüşe neden oluyor. Hazır giyimde akreditasyonlar ile ilgili şu an bir sorun yok. Yeni fabrikalar da zaten bu anlayış ile kuruluyor” diye konuştu.

İTHİB büyük alıcılarla şartları masaya yatıracak

Fast fashion markalarının sürdürülebilirlik konusunda bir süredir şartları sıkılaştırdığını anlatan İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, “Enerji krizinin ve fiyat artışlarının üreticileri zorladığı bu dönemde bu markaların şartlarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Sıkıntılar ortada. Biz de büyük alıcılar ile gerekli görüşmeleri yapacağız. Yeşil üretim önemli ama bu dönemde kömür kullanımını tekrar gözden geçirmeleri lazım” dedi.

Haberin Detayları

HAZIR GİYİMDE ETİKETLERE ENERJİ YANSIMASI GELİYOR

HAZIR GİYİMDE ETİKETLERE ENERJİ YANSIMASI GELİYOR

Enerji zamları hazır giyim sektörüne hammadde sağlayan sektörlerde ürün fiyatlarına yansımaya başladı. TGSD Başkanı Ramazan Kaya, girdilerde yüzde 15-20'ye varan artışlar yaşadıklarını söyledi. TTTSD Başkanı Canpolat da sanayicinin vergi yükünün Avrupa'da olduğu gibi azaltılması gerektiğini, aksi halde kapanmaların yaşanacağını dile getirdi.

 

Son yapılan elektrik ve doğalgaz zammının hazır giyim sektörüne hammadde sağlayan ve daha fazla enerji kullanan kumaş, iplik ve tekstil terbiye gibi sektörlerde, ürün fiyatlarına yansımaya başladı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, konfeksiyon sektörünün yüzde 15-20’ye varan maliyet artışları ile karşılaştığını ancak kendilerinin ise düşen talep nedeni ile bu artışı son ürün fiyatlarına yansıtamadıklarını dile getirdi. Tekstil terbiye sektöründe yüzde 40 olan enerjinin maliyetler içindeki payının yüzde 50’lere ulaştığına dikkat çeken Türkiye Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği (TTTSD) Başkanı Vehbi Canpolat da Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de sanayide kullanılan enerjiye vergi indirimi gibi destekler verilebileceğine dikkat çekti. Canpolat, öte yandan enerji maliyetlerinin son ürün fiyatlarına etkisinin yüzde 5 civarında olacağını belirtti.

 

Enerji maliyeti 2’ye katlandı

 

Hazır giyim sektöründe enerjinin maliyetler içindeki payı 6 ay öncesine kadar yüzde 4 civarlarında seyrediyordu. Hali hazırda bu oran yüzde 8’e ulaşmış vaziyette. Sadece enerji değil diğer girdilerde de son bir yıldır yüksek artışlar ile karşı karşıya olduklarını anlatan TGSD Başkanı Ramazan Kaya, “Emek yoğun sektörümüzde işgücü maliyet artışları yüzde 100’ü aştı. Son olarak yapılan yüzde 50 doğalgaz ve elektrik zamlarından da olumsuz etkilenmeye başladı. Nitekim ana girdilerimizi sağlayan iplik-kumaş ve boya baskı sanayileri enerji yoğun sanayilerdir ve enerjideki son zamları tedarik ettiğimiz ürünlerin fiyatlarına hemen yansıttı. Hazır giyim sanayi tedarik ettiği ürünlerdeki fiyat artışları ile yüzde 15-20 arasında yeni maliyet artışları ile karşılaştı. Avrupa’daki resesyonun etkisi ile ihracat siparişlerinde azalma başlamışken artan maliyetleri ihracat satış fiyatlarına yansıtabilmek mümkün değil. TL’nin baskı altında tutulduğu, Euro/dolar paritesindeki düşüşle ihracatta yüzde 15 kayıpla karşılaştığı bir ortamda sanayimiz için üretim ve ihracat yapmak karlı olmaktan çıkmaya başladı. Endişemiz sanayimizde ihracat üretim ve istihdamda kayıpların yaşanacağı bir döneme girilmesi” dedi.

 

Terbiyede yüzde 50’ye ulaştı

 

Hem doğalgaz, hem kömür hem de elektrik olmak üzere en fazla ve en çeşitli enerji kaynağını kullanan sektör olduklarını dile getiren TTTSD Başkanı Vehbi Canpolat, son zamlar ile birlikte işletme maliyetleri içinde yüzde 40 olan enerjinin payının son zamlar ile birlikte yüzde 50’leri bulacağına dikkat çekti. Canpolat, “Buna karşılık dünyada son 3-4 aydır tekstil ile alakalı talepte bir düşüş var. En büyük alıcımız olan Avrupa’da daralma var. Bu gelişmeler ve artan maliyetler tekstil terbiye ve kumaş sektörünü anormal etkiliyor. İplikte de maliyetlerin yüzde 40’ı enerji. Burada da gene aynı şekilde dünyada çok daha ucuza enerji ve işçilik maliyeti olan ülkeler iplik yapıyorlar. Başta Özbekistan geliyor geliyor. Eğer bir çözüm üretemezsek bunların karşısında bizim mal satma şansımız olmadığı gibi bizim ülkemizde de bu ülkelerden ciddi şekilde pamuk, iplik gelmeye devam edecek. Bu da üretimin azalması ithalatın çok hızlı şekilde artmasına yol açacak. Bu zamlardan sonra aradaki fark ciddi şekilde artacağı için ithalat da yükselecek. Türkiye’de birçok işletme kapanacak ya da kapasite düşürecek” ifadelerini kullandı.

 

Canpolat, söz konusu gelişmenin sektörde ürün fiyatlarını yüzde 5-10 arasında artıracağını, bunun son mamul fiyatına etkisinin ise yüzde 5 olacağını belirterek, ancak yüksek rekabet nedeni ile bunu yansıtmakta zorlandıklarını dile getirdi.

 

Sanayicinin vergi yükü düşürülmeli

 

TTTSD Başkanı Vehbi Canpolat, çözüm konusunda ise birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de enerjide uygulanan vergilerde indirime gidilebileceğine dikkat çekti. Birçok Avrupa ülkesi, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte yaşanan enerji krizini hafi fletmek için bir yandan halkı enerji tasarrufuna motive etmek için kampanyalar başlatırken diğer yandan fatura desteği, doğrudan ödeme, sübvansiyon ve vergi indirimi gibi çeşitli önlemler almıştı. Örneğin Almanya, artan maliyetlerin yükünü azaltmak için doğal gaz kullanımında satış vergisi oranlarını düzenledi. Alınan karar doğrultusunda Ekim ayından itibaren doğal gazda vergi yüzde 19’dan yüzde 7’ye düşürülecek. Ülke öte yandan çalışanlara fatura desteği verirken akaryakıtta da vergi indirimine gitmişti. Söz konusu düzenlemeler birçok Avrupa ülkesinde hayata geçirildi. Canpolat, “Üreticinin, sanayicinin maliyetinin düşürülmesi gerekiyor. Zaten fi nansmana ulaşım da problem” dedi.

 

Tekstilciler Bakan Mustafa Varank ile ‘açığı’ görüştü

 

Tekstil sektöründe artan ithalata bağlı olarak oluşan dış ticaret açığı, sektör temsilcilerini harekete geçirdi. İstanbul tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz ve Vehbi Canpolat’ın da dahil olduğu yönetim kurulu üyeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile bir araya geldi. Görüşmede ithalatın azaltılmasına yönelik önlemlerde dahil olmak üzere sektörün problemleri masaya yatırıldı.

Haberin Detayları

Tekstilde Kuraklık Endişesi

Dünyanın önde gelen pamuk üreticileri kuraklığın etkisiyle rekoltede rekor düşüş beklerken kuraklık, Türkiye’de de tekstil sektörünün gündemine girdi. Hazirandan bu yana konfeksiyon ve tekstil siparişlerinde daralma gözlenirken üretici ülkelerin hammaddeleri elinde tutmaya başladıkları belirtiliyor. Sektör temsilcileri, kısa vadede tedarik sorunu yaşanmasa da orta ve uzun vadede olası sorunların önüne geçmek için yeni bir ‘Türkiye Pamuk Standardı’ oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.

KURAKLIĞIN tüm dünyada tarımsal üretime etkileri son olarak pamuğa da yansıdı. Dünyanın önde gelen ülkeleri üretimde rekor düşüş açıklarken; ihracatçılar ithalatçıya dönüştü. Tekstil sektöründe en önemli girdilerin başında gelen pamuk üretiminde yaşanan sıkıntı, Türkiye’de tekstil sektörünün de gündemine girmiş durumda. Hazirandan bu yana konfeksiyon tarafındaki siparişlerde yüzde 10 ve tekstil tarafında yüzde 20’lik daralma olduğu belirtiliyor. Üretici ülkelerin hammaddeleri elinde tutmaya başladıklarını belirten sektör temsilcileri, tedarik sorunu yaşamamak için yeni bir ‘Türkiye Pamuk Standardı’ oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.

SERTİFİKALI ÜRETİM

Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) Yönetim Kurulu Başkanı Bertan Balçık, ABD’de üretimin Kuraklık sebebiyle yüzde 40 oranında azalacağını belirterek, Hindistan ve Çin’de de rekolte kayıpları beklendiğini söyledi. Balçık, “Temmuzda ihtiyacımız olandan yaklaşık 250 bin ton daha fazla pamuk ithal ettik. 50 bin ton yerli üretim pamukla birlikte arz tarafında büyük bir sıkıntımız olmayacak. Gelecek yıllardaki arz sıkıntısını en aza indirmek için Türkiye’nin var olan pamuk üretim alanları kapasitesini 650-700 bin hektarlara çıkarmak zorundayız. Bu üretimi de sertifikalı, sürdürülebilir yeni bir Türkiye Pamuk Standardı oluşturarak ve üreticimizi destekleyerek yapmalıyız” dedi. Üretimde beklenen daralmanın fiyatlara etkisini şimdiden öngörmenin mümkün olmayacağını ifade eden Bertan Balçık, şöyle devam etti: “Türkiye’de haziran ayından itibaren siparişlerde konfeksiyon tarafında yüzde 10 ve tekstil tarafında yüzde 20’lik daralma olduğu piyasada dillendiriliyor. Bunda enflasyonu ve artan maliyet artışları sebebiyle sanayicinin fiyat tutturmakta zorlanmasının da etkisi var.”

‘ÜLKELER ARTIK HAMMADDEYİ SATMIYOR’

TÜRKİYE Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği (TTTSD) Başkanı Vehbi Canpolat, “Pamuk ithalatımız 2 milyon tonun üzerine çıktı, üretimimizse 800-900 bin ton. Çin, Hindistan, Özbekistan zaten artık bize elyaf vermiyor, biz de ABD, Yunanistan, Brezilya ve Avustralya’dan alıyoruz. Kuraklık ve üretici ülkelerin hammaddeyi kendilerine saklaması, tedarik ve fiyat problemlerini de beraberinde getirecek ve bu anlamda sıkıntı yaşayacağız” değerlendirmesini yaptı.

‘ÜRETİM DENGESİ BOZULUYOR’

İSTANBUL Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz’se yaşanan kuraklık veya üretimdeki düşüşün, dünyanın en büyük 5. tekstil tedarikçisi Türkiye’yi de etkilediğini belirterek, “2021 yılı mayıs ayında 16.75 TL olan pamuğun kilogram fiyatı 2022 yılı mayıs ayında 56.6 TL’ye yükseldi. Pamuk fiyatlarındaki bu artış, sektörümüzün üretim maliyetlerini olumsuz etkiliyor, sektörde üretim dengesi bozulmaya başladı. Özellikle pamuk ipliğinde haksız ithalat baskısıyla karşı karşıyayız. Pamuk ipliği sektöründe yüzde 5 ila 8 arasında bulunan ilave gümrük vergilerinin artırılması en önemli beklentimiz” diye konuştu.

Haberin Detayları
TÜM HABERLER

FAYDALI LİNKLER

E-BÜlten Aboneliği
Haberlerden ve duyurularımızdan haberdar olmak için lütfen kayıt olun.